ANASAYFA
 


Hayatta değer verdiğim şeylerin hepsi yok olmuştu. Şu halde niçin yaşayacağım? Hayat durdu. Bugün yarın hastalık ve ölüm de gelecek, zaten sevdiklerimden birçoğuna geldi de. Ben de ölüm ejderinin bir gün gelip beni parça parça edeceğini bile bile hayat dalına sarıldım. Aile hayatı, birlik, sanat dediğim şeyler artık bana tatsız gelmeye başladı. Bu his korkunçtu.
1.Sözleriyle duygularını dile getiren Tolstoy için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Zevk alacağı bir şey kalmamıştır.
B) Hayatından pek memnun değildir.
C) İstediği şöhreti elde edememiştir.
D) Ölüm düşüncesi onu rahatsız etmektedir.

2. Devrik cümleyi ben çıkarmışım, ben yayıyormu-şum öyle diyorlar. Bir de Yalçın'ı okusunlar. O da mı benden öğrendi? Öyle sanıyorum, Yalçın okumaz benim yazdıklarımı, hiç okumamıştır. Neden öyle yazıyor? Söyleyeyim ben size. Yazı dilinin konuşma dilinden farklı olmasını isteyen dar görüşlüler dilediklerince tepinsinler, devrik cümle giriyor, girdi yazı diline. Ben istediğim için değil, çağımız istediği için.
Yukarıdaki parça aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak yazılmıştır?
A) Eserlerinizde neden devrik cümleyi çokça kullanıyorsunuz?
B) Bu çağda devrik cümle kullanılabilir mi?
C)Yazı dili ile konuşma dilinin aynı olması gerekmez mi?
D)Hakkınızdaki devrik cümleyle ilgili eleştirileri nasıl buluyorsunuz?

3. Önce eksiği, olmamışlığı ve tersliği fark ediyor. Gül bahçesinde gülleri görüp sevinen adam değil o. Ona, dikenlere bakıp üzülmek düşüyor.
Yukarıdaki parçada anlatılan kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Her şeyin olumsuz yönünü gören biri olduğu
B) Gördüğü eksiklikleri tamamlayan biri olduğu
C) Bütün terslikleri görüp üzülen biri olduğu
D) Karamsarlığı içinden atamayan biri olduğu

4. Söz, düşüncenin dışa vurmasıdır. Bu iki kavram arasında mutlak bir dengenin kurulması gerekir. Sanatçının dili kullanmadaki üstünlüğü, onun ustalığını da gösterir. Bir yazının söz örgüsündeki fazlalıklar, eksiklikler yazarın henüz olgunlaşma-dığını gösterir.
Parçada geçen "aralarında mutlak dengenin kurulması gereken iki kavram" aşağıdakilerden hangisidir?
A) Dil-üslûp
B) Dil-düşünce
C) Fikir-sanatçı
D) Söz-anlatım

5. izleyici, bir oyundaki olayın gerçek olup olmadığını, yazarın yaşadığı gerçekleri yansıtıp yansıtmadığını merak eder. Kimi yazarlar yaşadıklarına sıkı sıkıya bağlı kalır, onu yansıtmaya çalışırlar; ama ben bunlardan değilim. Oyunlarımda gerçeklerden bütünüyle kopmamakla birlikte.... Yukarıdaki parçanın sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
A) hayal ve ideallerime de yer veririm.
B) oyunlarımı olanğanüstülüklerle de süslerim. 
C)yaşadıklarımı olduğu gibi aktarırım.
D) hayal ve maceralara da yer ayırırım.

6. M. Kemâl dâhi bir şahsiyet... Ümitlerin bittiği, tükendiği anda bir mum yakmış. Milletini ayağa kaldırmış ve bütün dünyayı şaşırtmış. Bedenen öldü ama izleri hâlâ yaşamakta. Milletiyle beraber huzurlu hem de bin ümitle geleceğe bakarak....
Parçada M. Kemal'in hangi özelliğine yer verilmemiştir?
A) Bütün ömrünü savaşlarda geçirdiğine
B) Yaptığı işlerin kalıcı olduğuna
C) Milletini mutlu günlere ulaştırdığına
D) Umutsuzluğa düşmeyen biri olduğuna

İnsanların birbirleriyle iletişim sağlaması konuşma ve konuşulanı anlama ile gerçekleşir. Anlama ve anlatma kabileyeti geliştikçe insanların zekâ seviyeleri de gelişir. Toplumda iyi bir yere gelmek, anlama ve anlatma gücüne bağlıdır.
( 7. ve 8. soru parçaya göre cevaplandırılacaktır)
7. Parçada ağır basan anlatım tekniği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Örneklendirme
B) ilgi kurma
C)Tanık gösterme 
D) Betimleme

8. Parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
A) Konuşma ve anlama, iletişimi sağlayan unsurlardır.
B) Zekânın gelişmesi anlama ve anlatmayla doğru orantılıdır.
C)Çeşitli kabiliyetlerin artırılması zekâ seviyesini yükseltir.
D) Anlama ve anlatma gücüyle toplumda iyi yerlere gelinebilir.

9. Üniversiteler ihtisas adamı yetiştirirler, aydın yetiştirmezler. Bir biyoloji âliminin bir ahlâk meselesinde sözü azdır. Gerçek aydınları okul değil, hayat yetiştirir. Onlar kendi kendilerinin hocasıdır.
Parçaya göre, gerçek aydın aşağıdakilerden hangisidir?
A) Her konuda ihtisas sahibi olan.
B) Kendi alanında tek söz sahibi olan 
C)Her konuda konuşabilen
D)Tecrübeyle edinilmiş bilgilere sahip olan

10. Bu güzel mevsimin al güllerini Ne kadar bekleyecek gülşenler? Hani şakrak sesi nisanlarının Hani saçlar, hani gül gül tenler?
Yukarıdaki dörtlüğe göre şair için aşağıdaki-lerden hangisi söylenemez?
A) Umutsuz
B) Karamsar
C) Mutsuz
D) Sabırsız

11. Dickens, kendi kendini yetiştirmiş bir insandır. Halk arasından çıkmıştır ve halka gönülden bağlı kalmakta devam etmiştir. Alelade olan şeylere büyük hayranlık duymuştur. Eski zamanlara ait değersiz şeyler, hayatın küçük şeyleri onu coş-turmuştur. Dickens elindeki basit eşyaları temizlemiş, ovalamış, iç huzurunun güneşi ile aydınlatıp, basit ama ışıltılı ürünler ortaya koymuştur.
Parçada Dickens ile ilgili aşağıdakilerden hangisine deainilmemiştir?
A) Eserleri fazla ses getirmiştir.
B) Kendi kendini yetiştirmiştir.
C)Halka gönülden bağlı bir insandır.
D) Küçük şeylerle mutlu olmasını bilmiştir.

12. Şimdi biri tutup bana falanca romanımda neyi anlatmak istediğimi sorsa, bu hiç hoşuma gitmez. O romanımda anlatmak istediklerimi iki kapak arasında anlatıp bitirmişimdir çünkü.
Yazar parçada ne anlatmak istemektedir?
A) Düşüncelerini okuyuculara eserleriyle ilettiğini
B) Duygu ve düşüncelere önem verdiğini
C) Eserlerini herkesin okumasını istediğini
D) Eserlerinden herkesin etkilenmesini istediğini

13. Dürüstlük taslayan insanlar, kusurlarını başkalarından ve kendilerinden gizleyenlerdir. Gerçek dürüst insanlar ise bu kusurlarını çok iyi bilen ve itiraf edenlerdir.
Bu parça yorumlandığında aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılamaz?
A) Kusurlarını iyi tespit edenler dürüst kişilerdir.
B) Eksikliklerini gizleyip söylemeyenler sadece dürüstlük taslayanlardır.
C) Dürüst insanlar eksikliklerini bilip onu gideren insanlardır.
D) Kusurlarını itiraf edip ve onun farkında olanlar doğru insanlardır.

14. Anadolu'nun altına ve üstüne serilmiş vaziyette yatan binlerce tarihi eser talan edilirken göstermediğimiz ilgi, bu kez Hasankeyf'te ortaya çıktı. Bu, tabii ki, sevindirici ve gecikmiş bir aşamaydı. Belki Mezopotamya medeniyetlerinden Artuklu-lara kadar birçok kültürden izler barındırması ortak ilginin bir anda ortaya çıkmasına sebep oldu.
Parçada asıl anlatılmak istenen nedir?
A) Tarihi yönden zengin olan ülkemizde, tarihi eserlere zarar verilmektedir.
B) Birçok kültürün ortak merkezi olan Hasan-keyf'in durumu halkın ortak tepki göstermesine sebep olmuştur.
C) Ülkemizde tarihi eserlere gereken önem verilmektedir.
D) Halkımız tarihi eserlere karşı gereken duyarlılığı daima göstermektedir.

15. Şairin dilinin neden sembolik olduğunu düşünüyorum. Her içerik kendi diliyle doğuyor. Şair sembollerle konuşuyor; çünkü başka türlü konuşmanın imkânsızlaştığı bir oluş ve diriliş süreci yaşıyor.
Bu parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Şairin sembollerle konuştuğu
B) Her şiirin içeriğinin kendi diliyle doğduğu 
C)Bir oluş ve diriliş sürecinin yaşandığı
D)Sembolik konuşmanın imkansız olduğu

16. Hangi romancımız Hüseyin Rahmi kadar, kendi döneminde üne kavuşmuştur? Yıllar boyu kendi kalemiyle geçinmiş olması da gördüğü ilginin göstergesi değil midir? Ama Cumhuriyetten sonra yıldızı sönmeye başlar. Çünkü, onun anlattığı insanlar, canlandırdığı sahneler artık yok olup gitmiştir. Bugün artık, atlı tramvaylarla, Şehza-debaşı'nın Ramazan eğlenceleriyle, Batı kültürünü hazmedememiş tiplerle kim ilgileniyor?
Yukarıdaki parçada Hüseyin Rahmi'yle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine deainilme-miştir?
A) Hüseyin Rahmi'nin birçok yazara yol gösterici olduğuna,
B) Hüseyin Rahmi'nin giderek unutulduğuna,
C) Hüseyin Rahmi'nin yazarlığı geçim aracı olarak kullandığına,
D) Hüseyin Rahmi'nin yaşadığı dönemde büyük ilgi gördüğüne,

17. Garibim engince gönüller alan Aşkı feryadınan sazına çalan Ozanlar içinde pirimiz olan Muharrem Ustadır erim Kırşehir Yukarıdaki dörtlüğün hangi mısrasında "alçakgönüllülük" duygusu hâkimdir?
A) IV 
B)lll 
C) II 
D) I

18. "Anlatımda başkasına benzememe, taklitten uzak olma, kişisel olma, kendi şahsi üslûbuna sahip olma demektir."
Yukarıda anlatılan anlatım özelliği hangisidir?
A) Farklılık 
B) Özgünlük
C) Özellik 
D) Akıcılık

19. Çoğu zaman, gazetelerde ya da televizyon programlarında karşılaştığımız dil yanlışlarını eleştiriyoruz. Fakat sokakta, evde kulağımıza gelen bozuk cümleleri, yanlış kullanılan kelimeleri hoş görüyoruz sanki. Güzel Türkçe'nin yeniden hayat bulması, dilimizi hemen herkesin, her yerde doğru ve güzel kullanmasına bağlı.
Yukarıdaki parçaya göre "Türkçe'nin yeniden hayat bulması" neye bağlıdır?
A) Herkesin her yerde aynı şeyi söylemesine
B) Herkesin dil yanlışlarını anında eleştirmesine
C) Herkesin, doğru ve güzel kullanmasına
D) Herkesin bozuk ifadeleri hoş görmemesine

20. Kıymet biçilir mi cevher taşına Kâmilce bir sarraf karışmayınca Kimse üstâd olmaz kendi başına Bulup erbabını danışmayınca
Yukarıdaki dörtlükte önemi anlatılan güzel davranış aşağıdakilerden hangisidir?
A) İnsanlara değer verme
B) Bilgili olma
C)Kendi başına hareket etme 
D) Bir işi başkalarına danışma

1.  A) B) C) D)
2.  A) B) C) D)
3.  A) B) C) D)
4.  A) B) C) D)
5.  A) B) C) D)
6.  A) B) C) D)
7.  A) B) C) D)
8.  A) B) C) D)
9.  A) B) C) D)
10.A) B) C) D)
11.A) B) C) D)
12.A) B) C) D)
13.A) B) C) D)
14.A) B) C) D)
15.A) B) C) D)
16.A) B) C) D)
17.A) B) C) D)
18.A) B) C) D)
19.A) B) C) D)
20.A) B) C) D)

HAZIRLAYAN: Hamit BİÇER