ANASAYFA
 


1.Yeşil, bir köşedir bana Bursa'dan, Kara, Erciyes'in yarları gibi. Sarıda gözü var Uzunyayla'nın Beyaz, Erzurum'un karları gibi.
Şairin asıl vurgulamak istediği aşağıdakiler-den hangisidir?
A) Erzurum kışlarının sert olduğu
B) Yeşilin Bursa'ya ait olduğu
C) Renklerin yerlere göre farklı olduğu
D) Her yörenin kendine ait renginin olduğu

2. Ahmet Mithat, Ankara Milli Eğitim Müdürlü-ğü'nün merdivenlerini çıkarken, duvara çakılı büyük, rakkaslı saati tamire götüren hademe, Mithat'ın omzuna adamakıllı bindirmiş. Ama o, can acısını hazin bir tebessümle örterek: - "Evladım" demiş. "Cep saati kullansan daha iyi edersin."
Yukarıdaki olaya göre Ahmet Mithat için aşa-ğıdakilerden hangisi söylenebilir?
B) Alaycı
D) Soğukkanlı
A) Hoşgörülü
C) Kızgın

3.Bak! Dünya renkler içinde! Bu güzel dünya içinde Sevin sevinebilirsen İnsanlığın haline karşı
Dörtlükte şair bizden ne istemektedir?
A) Dünyanın rengârenk olmasını
B) Dünyanın güzelleşmesini
C) insanlığın durumunu düşünmemizi
D) İnsanların sevinmesini

4.Ah! Çoğumuzun, ama çoğumuzun konuşurken ve yazarken kendi sözcüklerimiz yok artık. Biliyoruz ki eskiden yalnız şairlerin, sanatkârların değil, konuşmayı bir zevke dönüştüren herkesin vardı kendi sesini saklayan sözcükleri. Sözcüklerin tadını yitirdiğimiz gün ne çok tadı yitirdik!.. Kısacası yaşamanın tadını yitirdik.
Parçada şair neden yakınmaktadır?
A) Yeterli sözcüğümüzün olmamasından
B) Eski kelimelerin anlamını bilmediğimizden
C) Sözcüklerin kurallara aykırı kullanımından
D) Bizi ifade eden kelimelerimizin olmamasından

5.Hayatta ya tozu dumana katarsın ya da tozu dumanı yutarsın... İnsan ya örs olur ya da çekiç... Kendi gelecekleriyle ilgili planları olmayanlar, başkalarının planlarına dahil olurlar.
Parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kişi hayatta daima en önde olmalıdır.
B) Kendi planı olmayanlar bir iş başaramaz.
C) Hayatta örs olmaktansa çekiç olmak iyidir.
D) Hedefi olmayanlar ayakları üstünde duramaz.

6.Derken kış gelecekti. Fırtınaların top oynadığı, sağanakların yarışa çıktığı, tipilerin güreşe tutuştuğu bu afetler stadyumunda, yarın, sıtma ateşinin yaktığı vücutları; soğuğun dişleri kemirecek, sineklerin ateşten kıllarla soktuğu yerlere karların buzlu iğneleri girecekti. Her yer donacak, sazdan yapılmış yaş yurtlarında çiftçi buz kesecekti...
Paragrafın sonuna hangisi getirilebilir?
A) Güneş açacak, tabiat nefes alacaktı.
B) Ilıman hava her şeyi etkilemişti.
C) Her yer donacak, buz kesecekti.
D) İnsanlar mutluluk içinde gülüyordu.

7. Çiğdemler büyümüş toprakta Gelmiş göçmen kuşlar geri Bir canlanış, kıpırdamış Tabiat bir düğün yeri
Dörtlükten aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Tabiatta bir uyanış vardır.
B) Bahar mevsimi gelmektedir.
C) Düğün yapılmaktadır.
D) Göçmen kuşlar geri dönmektedir.

8. İşte o dağın en yükseğinde üşümüş eller ya bir
kav tutuşturur, ya da bir kandil. Öyle sıcak, zayıf,
küçücük bir ışık yanar. Bütün dağ giderek ışık
kesilir. İçimden dilime doğru yeşil türküler yürür,
bambaşka hiç söylenmemiş türküler. Yaşama
sevinci serseri bir çığlık gibi eritir yüreğimi. Tür
külerime birer demet sarı dağ çiğdemi bağlar, ak
köpüklü hırçın güz ırmaklarına bırakırım; gider
ler..
Parçaya göre yazar için hangisi söylenemez?
A) Sevinçli 
B) Heyecanlı
C) Şaşkın 
D) Coşkulu

9. Enver Ziya Karal'm bir konuşmasında Nezihe
Araz'ın söylediğine göre, Atatürk'ün Çankaya'ya
yerleşir yerleşmez ilk yaptığı iş bir kitaplık kur
mak olmuştur. Yani Atatürk, kan ve ateşin kol
gezdiği ölüm kalım günlerinde yeni Türkiye'yi ta
mamen hesap, kitap ve bilim üzerine kurmak is
temiştir.
Parçada asıl anlatılmak istenen nedir?
A) O sıralar Türkiye'nin kan ve ateşin içinde bulunduğu
B) Atatürk'ün Türkiye'yi bilim ve sanat üzerine kurmak isteği
C) Atatürk'ün Çankaya'da yaptığı ilk işin kitaplık kurmak olduğu
D) Atatürk'ün bilim ve sanata önem verdiği

10. İster kâğıt üstünde olsun, ister ağızda, benim sevdiğim konuşma, düpedüz, içten gelen, lezzetli, sıkı ve kısa kesen bir konuşmadır. Güç olsun, zararı yok; ama sıkıcı olmasın; süsten, özentiden kaçsın; düzensiz, gelişi-güzel ve korkmadan yürüsün.
Parçaya göre yazarın aşıl anlatmak istediği nedir?
A) Konuşmalar sıkıcı olmamalıdır.
B) Konuşmalar kısa olmalıdır.
C) Konuşmalar düzensiz olmalıdır.
D) Konuşmalar orijinal olmalıdır.

11. İnsan "dünyada hayal ettiği müddetçe yaşanmış. Çünkü dünya var olalıdan bu yana büyük hayaller kuramayan kişiler gibi, büyük rüyalar göremeyen milletler de sıra dışı olamadan ömürlerini tamamlamışlar, kaybolup gitmişler.
Bu paragraftan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hayalleri geniş olan insanlar bu dünyada daha çok yaşar.
B) İnsanlar gibi milletlerin de büyük hayalleri yoksa sıra dışı olamadan yıkılırlar.
C) Büyük hayalleri olmayan insanlar sıra dışı olamadan ölürler.
D) Dünya var olalı herkes büyük hayaller kurmaya çalışmıştır.

12. Sevinçli martılarla güzel Kıyıları okşayan denizin sesi Şarkılı bir rüzgâr penceremizde İçimizde ılık bahar gülümsemesi
Dörtlüğün şairi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Mutlu 
B) Heyecanlı 
C) Telaşlı 
D) Ilımlı

13.(I) Biz avcılar her ava gidişimizde mutlaka bir çobana rastlarız. (II) Daha uzaklardan, dağların üzerinde yürüyen, kayan beyazlıklar görürüz. (III) Çoğu kez doğruyu söylerler. Onlardan bilgi alırız. (IV) insan görmenin özlemini çekmiş gibi, ne yapar yapar çobana yaklaşırız. Yukarıdaki cümlelerden hangisi paragrafın anlam bütünlüğünü bozmaktadır?

A) I
B) II
C) III
D) IV

14. Ahlat, Türk tarihinin başlangıç noktalarından biridir. O, doğudan İç Anadolu'ya ve batıya geçişte sanki bir köprü gibidir. Umumi bir geçit üzerinde olması ve lacivert bir gözü andıran Van Gö-lü'nün çevresinde siyah bir kaş gibi durması Ahlat'a ayrı bir cazibe, ayrı bir güzellik verir.
Paragrafta kullanılan anlatım teknikleri aşağı-dakilerden hangisidir?
A) Açıklama - Benzetme
B) Örneklendirme - Tartışma
C) Betimleme - Öyküleme
D) Betimleme - Benzetme

15. Duyuyor musunuz?
Dağın aşkı, dalın aşkı açık,
Güzelin evreni sonsuz.
Oysa
Gün bitiyor diyedir çoğunda korku.
Şiire göre korkunun sebebi nedir?
A) Dağın aşık olması
B) Güzelliğin her yere yayılması
C) Dalların aşkının bilinmesi 
D)Zamanın geçmesi

16. Düşe kalka sürüyor yolculuk. Artık acemice de olsa soluk alabiliyorum. Üzgün bir çocuk yüzü göz kapaklarımın içinde, yanıt beklercesine bakıyor. Karanlığı yararak ilerliyor külüstür yolcu otobüsü. Son hızla yol alan taşıtın içinde tanımadığım bir sürü adam, delikanlılar ve bir de ben. İstanbul'dan Bağdat'a uzanan gerçek bir seyahat bu. Parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Yolculuğun çetin ve zorlu geçtiği
B) Yolcuların eski bir otobüsle yolculuk yaptığı
C) Yolcuların hepsinin Bağdat'a gitmek istediği 
D)Otobüste birçok insanın bulunduğu

Bizlerin başlıca iki kusurundan biri yaşama sevincinden yoksun olmamızsa, ikincisi de doğa sevgisinden yoksun olmamızdır bence. Çoğumuz, küçük mutluluklara sıkı sıkı kapatırız benliğimizin kapılarını. Neşeli insanları sulu sayarız. Dertlenecek bir neden bulunmayınca bile, hep dertliyizdir genellikle. Doğanın güzelliğini görmeye de pek meraklı değilizdir.
(17. ve 18. sorular parçaya göre cevaplandırılacaktır.)
17. Parçaya göre yazarın asıl yakındığı nedir?
A) İnsanları hiç sevmememiz
B) Küçük şeylerle mutlu olamamamız
C) Tabiatı hiç korumamamız
D) Yaşama sevincini kaybetmemiz

 

18. Parçanın sonuna hangisi getirilemez?
A) Aslında her şey bir güzelliktir.
B) Onlar başka bir dünyanın kapılarını açar. 
C)Bu yüzden insanlara sevgiyle yaklaşmalıyız. 
D) İşte insanlar mutluluğun yolunu aramalıdır.

 

 

19. Bir öğretmen, öğrencilerinden birisi içi boşalmış bir elektrik lambasını tam yere çarparken "Dur, onu yere çarpma. Madem işe yaramaz bir şey, parçalamana gerek yok. Onu yavaşça yere koy. Eğer çarparsan içindeki bütün tahripçi hisleri uyandırmış olursun. Ondan sonra da daha başka kırıp dökecek şeyler ararsın." der.
Parçada öğretmenin öğrencisine vermek istediği öğüt aşağıdakilerden hangisi olamaz?
A) İşe yaramayan şeyleri kırmaktansa bir kenara koymak daha iyidir.
B) Bir şeyi parçalamak yine aynı şeyi yapma isteği oluşturur.
C)Tahripçi hisleri uyandırmaktan kaçınmak gerekir.
D) Şimdi işe yaramayan bir şey belki sonra kullanılabilir.

20. Sokrates söylemiş diye değil, kendi yaradılışıma uyarak, üstelik aşırılığa bile kaçarak, bütün insanları hemşehrim sayıyorum. Bir Polonyalıyı tıpkı bir Fransız gibi kucaklıyorum, dünya ile akrabalığımı kendi ulusumla akrabalığımın üstünde tutuyorum. Doğduğum yerin pek o kadar düşkünü değilim.
Parçadaki sözleri söyleyen kişi için aşağıda-kilerden hangisi söylenemez?
A) Tüm insanları hemşehrisi olarak görmektedir. 
B)Tüm insanları akraba kabul etmektedir.
C) Doğduğu yerin hasretini duymaktadır.
D) Yabancı ulusları daha ön planda tutmaktadır


1. D 2. A 3. D 4. D 5. C 6. C 7. C 8. C 9. B 10. A 

11.B 12. A 13. C 14. A

 15. D 16. C 17. B 18. C 19. D 20. C

 

1.  A) B) C) D)
2.  A) B) C) D)
3.  A) B) C) D)
4.  A) B) C) D)
5.  A) B) C) D)
6.  A) B) C) D)
7.  A) B) C) D)
8.  A) B) C) D)
9.  A) B) C) D)
10.A) B) C) D)
11.A) B) C) D)
12.A) B) C) D)
13.A) B) C) D)
14.A) B) C) D)
15.A) B) C) D)
16.A) B) C) D)
17.A) B) C) D)
18.A) B) C) D)
19.A) B) C) D)
20.A) B) C) D)

HAZIRLAYAN: Hamit BİÇER