İNTERAKTİF TESTLER

400 yıl önce Babür Türk-Moğol Imparatorlu-ğu'nun en büyük hükümdarı olan Cihanşah'ın eşinin ölümü üzerine ona olan sevgisini ebedi-leştirdiği Tac Mahal, artık bir "barış anıtı olarak anılmak istiyor. Üstelik bu barış girişimi Cihanşah'ın "Yeryüzünde bir cennet varsa o da burasıdır. burasıdır, burasıdır" dediği Keşmir için yapılıyor.
1.Yukarıdaki parçada Cihanşah'ın altı çizili sözle anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Keşmir'in çok zengin bir yer olduğu
B) Keşmir'in her yönüyle güzel bir yer olduğu
C) Keşmir'in tarihi güzelliklerinin olduğu
D) Keşmir'in doğal güzelliklerinin olduğu
 

2.Amcam bir köy öğretmeniydi. Köylünün görereköğrendiğini bilirdi. Kendi tarlasında çalışır, yap tıklarıyla köylüye yeni örnekler sunar, üretimde değişik yollar gösterirdi. Kışın da çocukları okuturdu. Her haliyle bir o.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
A) Rehber                    C) Önder
B) Vatansever              D) Araştırmacı

3  Nereye gidilir? Kahveler eskisi gibi değil,
candan arkadaşlar kalmadı, o canım askerlik ve okul arkadaşları... İskeleye her inişimde yeni bir kayıp haberi alacağım diye ödüm kopuyor. Kalanlar derseniz bir âlem. Nerde o eski sohbetler? Bir başıbozukluk, bir fikirsizlik, bir görgüsüzlük sürüp gitmekte...
Bu parçada en belirgin duygu aşağıdakilerden hangisidir?
A) Özenme                 C) Üzülme
B) Pişmanlık               D) Şaşkınlık

4. Ben hiç kimseyi eleştirmem. Çalışmayı övmenin ve şevk vermenin değerine inananlardanım. Bu yüzden, övmeye hazır, lâkin eleştirmek hususunda çekingenim. Bir şeyi beğenince bunu candan değerlendirir ve övmekte cömert davranırım.
Paragraftaki görüşleri savunan bir kimsenin en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Başkalarını eleştirmeyi sevmemektedir.
B) Olaylara olumlu bakan bir insandır.
C) Herkesi şevklendirmek istemektedir.
 D)Çalışanın kazanacağına inanmaktadır.
 
 
5.Ne güzeldi mekânlarımız Yarabbi... Yollar öyle tıkanmaz, İstanbul çiçek kokardı... Cağaloğlu, Çemberlitaş, Sultanahmet mavi, mor, yeşil... Boğaziçi Köprüsü kuruluyor, vapurlar duman duman...
Paragrafa göre yazarın en belirgin özelliği hangisidir?
A) Geçmişiyle övünmesi
B) Geçmişe özlem duyması
C) İstanbul hayranı olması
D) Yaşamını istanbul'da geçirmesi
 


 
6.Her zaman kendi çizgimi korumaya çalışırım. Sanatçı olarak bu benim birinci vazifemdir. Bırakın Yahya Kemal'in çizgisini, günümüz yazarının çizgisini bile düşünmem. Yazılarım benimdir.
Kendisinden böyle bahseden bir sanatçının ağır basan niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Olağanüstülük              C) İçtenlik
B) Çeşitlilik                        D) Özgünlük
 

7. Kimi yazarlar zamanlarındaki toplumun değişen görüşleri ile yetindikleri, bunların derinliklerine inerek insanı değişmez yönleri, sorunları, ülküleri, sürüp giden duyguları ve düşleri içinde kavrayamadıkları için uzaklaşıp gitmişlerdir.
Parçaya göre "bir yazarın ölmezliği" aşağıdaki-lerden hangisine bağlıdır?
A) Toplumla birlikte değişmesine
B) Toplumdan kopuk yaşamamasına
C) Toplumu ilgilendiren eserler vermesine
D) Kendi dünyasını anlatmasına
 

8.  
Yarın eskiyecek bir yenilikten bana ne? Ben ona yenilik dersem, bundan yüz yıl sonra gelecek insanlar: "Şuna da bak! Bu kadar eski bir şeye yeni diyor!" demezler mi? Benim bugün yeni sayacağım şey, bundan beş yüz yıl, bin yıl sonra da yeni gözükmelidir.
Paragrafta anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yeni olan şeyler, zamanla eskir.
B) Gelecek neslin yenilik anlayışı farklıdır.
C) Eskiye yeni demek insanlarca yadırganır.
D) Yeni, zamanla eskimiyorsa gerçekten yenidir.

9. Çemberlitaş'ta ... kocaman bir konakta doğmuşum... iki kapılı, dört katlı ve bilmem kaç odalı bu konak, içinde yakıcı hatıraların kaynaştığı tütsü çanağıdır. Renk renk, şekil şekil, fısıltı fısıltı hatıralar... Bazen de çığlık çığlık...
Parçaya göre yazarın "hatıraları" için hangisi söylenemez?
A) Çok çeşitli olduğu
B) Bazılarını üzülerek hatırladığı 
C)Özlemle aradığı
D) Birbiriyle kaynaştıkları

 
10. Mal kaybeden bir şey kaybetmiştir. Şerefini kaybeden birçok şey kaybetmiştir. Cesaretini kaybeden ise her şeyi kaybetmiştir.
Yukarıdaki  parçayla  ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Kişinin malını kaybetmesi her şeyini kaybettiği anlamına gelmez.
B) insanın her şeyini kaybetmesi şerefini kaybetmesi demektir.
C)Her şeyini kaybetmek demek cesaretini yitirmek demektir.
D) Malını kaybetmek demek bir şey yitirmekle aynı anlama gelir.
  
11. Açsam rüzgâra yelkenimi; Dolaşsam ben de deniz deniz Ve bir sabah vakti, kimsesiz Bir limanda bulsam kendimi.
Dörtlükte şair neyi istememektedir?
A) Yelkenini rüzgâra açmayı
B) Denizleri dolaşmayı
C) Kimsesiz bir limana gitmeyi
D) Gezerek her şeyi öğrenmeyi
 

 
12. Bir kalbim var ki benim sevdiğinden burkulur Kahredenden ziyade, sevilenden korkulur.
Şiire göre, şair için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Hüzünlü
B) Huzurlu
C) Endişeli
D) Kırgın
 

13. Yolumuz ne zaman çimenli bir bahçeye çıksa, dört yapraklı yoncayı arar gözlerimiz. İçimizden tuttuğumuz ve gerçekleşeceğini umduğumuz her dilek gökte ipil ipil yanan bir yıldız olur sonunda.
Yukarıdaki  parçaya  göre aşağıdakilerden hangisini söylemek mümkün değildir?
A) İnsanlar hayallerinin genişliği ölçüsünde yaşamdan tat alırlar.
B) Gerçekleşeceğini umduğumuz her umut bizi hayata bağlar.
C) Hayat gerçeklerden ibarettir. Boş hayallere yer vermez.
D) Hayallerimiz gerçekleşmese dahi o ümit yeter insana.
 
 

14. Hanımlar evde oturmaktan, emekli ve işsizler kahvelerde pineklemekten vazgeçsinler. Açık havada yürümek, bir ağaç altında nefeslenmek bile bana göre spordur. Ülkenin her bir insanının pozitif enerjisine ihtiyacımız vardır. Bu enerjinin ortaya çıkışında spor bir araç olacaktır.
Yukarıdaki paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) insanların açık havada yürümenin dahi spor olduğunu bilmeleri gerekir.
B) Emekli ve işsizler boş oturmaktan vazgeçmelidirler.
C)Sporun ortaya çıkışında pozitif enerji bir araç olmalıdır.
D) Ülkenin her bir insanının pozitif enerjisine ihtiyaç vardır.

15. Ormanın çam iğneleriyle örtülü kahverengi toprağı üzerine yüzü koyun uzanmış, çenesini de kavuşturduğu sımsıcak kollarına dayamıştı. Rüzgâr, çam ağaçlarının tepelerinde esiyordu. Yattığı yere kadar tatlı bir eğimle inen yamaç, ileride dikleştiğinden, genç adam geçidin arasından geçen yolu görebiliyordu. Yol boyunca dup¬duru akan derenin kıyısında, geçidin altında bir kulübe vardı. Bendin serin suları yakıcı güneş altında bembeyaz dökülüyordu.
Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Cansız varlıklar kişileştirilmiştir.
B) Doğa hareket halinde yansıtılmıştır.
C) Pekiştirilmiş niteleyici sözcükler vardır.
D) Karşıt durumlar bir arada verilmiştir.

 
16. Doğu milletleri, Çinliler ve Hintliler genellikle ta¬biat karşısında pasif bir tavır alırlar. Bir zamanlar Türkler'in de benimsemiş oldukları Budizm, sa¬adeti Nirvana'da bulur. Nirvana, insanların bütün ihtiraslarını terkederek kavuştukları huzur ve sü¬kûn halidir. Bu huzur ve sükûn hali Buda'nın bağdaş kurmuş, gözleri kapalı, içine dalmış gü¬lümseyen çehresinde kendisini çok iyi gösterir. Buda'nın bu halinde...
Düşüncenin akışına göre bu parçanın sonu¬na aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) İhtiraslardan arınmışlık söz konusudur.
B) Tabiat karşısında pasiflik konusudur.
C) Mutlak bir barış söz konusudur. 
D)Tam bir teslimiyet söz konusudur.
 

 
17. Bir gramerci, bir gün gemiye biner, denizde yol alırken kaptana şunu sorar:
- Kaptan gramer bilir misin? Kaptan:
- Hayır, bilmem, der.
Gramerci: Öyleyse yarı ömrün ziyan oldu! Derken denizde fırtına kopar. Bu sefer de kap¬tan gramerciye sorar: "Efendi, yüzme bilir mi¬sin?" Adam, hayır bilmem deyince, gemici mu¬kadder hükmü söylemek zorunda kalır.
- Öyleyse bütün ömrün ziyan oldu.
Bu parçayla ilgili asıl anlatılmak istenen, aşa¬ğıdaki lerden hangisidir?
A) Kaptan, gramerciden daha üstün bir insandır.
B) Yüzme bilmek gramer bilmekten daha zordur.
C) Fırtınalı denizde gramer bilmek bir işe yaramaz.
D) Bir insanın gramer ve yüzme bilmesi gerekir.
 

 

18. Yarın gene sabah olacak
Altın kapıları açılacak gündüzün
Sonra gezinecek sokaklarda kişiler
Kimisi okuluna kimisi işine gidecek
İşte böyle, yarın sabah gene sürecek.
Şair için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Şehir hayatını sevmediği
B) Hayattan zevk almadığı
C) Yarın için umutlu olduğu
D) Hayatın tek düzeliğine alıştığı

19. Bugünlerde sonbaharın son "ılık" günleri yaşanı¬yor. Ülkemizin büyük bölümüne henüz kar yağ¬mamasına rağmen Kaçkar Dağları'ndaki ağaçla¬rın dallarına "ak" düştü. Kaçkarlı yaylacılar için yağan bu erken kar; kışın çetin geçeceği anlamı¬na geliyor."
Bu parçada "kışın çetin geçeceğine gösterilen sebep" aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hava sıcaklığının normallerin üzerinde olması
B) Dağlara, ilk karın daha erken yağması 
C)Kış hazırlıklarının önce başlaması
D) Ülkenin büyük bir bölümüne kar yağmaması
 
20. Almanlar kadar zamanın kıymetini bilen millet çok azdır. Onlar her şeyi planlar; günü, saat sa¬at, dakika dakika ayırarak zamanı en iyi şekilde değerlendirirler. Almanca dil kurşundaydım. Ho¬camız Almandı ve çok disiplinliydi. Bilhassa za¬man açısından hiç müsamahası yoktu. Bir hafta, kimin kaç dakika geç geldiğini tespit ediyor ve onları geç geldikleri toplam süre kadar sınıfta tu¬tuyordu. Tabii bu durum, zaten kursa zor zaman ayırmış iş sahiplerinin hiç de hoşuna gitmiyordu.
Paragrafta anlatılan Almanca öğretmeniyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Başkasına ceza vermekten zevk aldığı
B) Kurallardan kesinlikle taviz vermediği
C) Kurallara uymayana ceza verdiği
D)Zamanı en iyi şekilde değerlendirdiği

1.  A) B) C) D)
2.  A) B) C) D)
3.  A) B) C) D)
4.  A) B) C) D)
5.  A) B) C) D)
6.  A) B) C) D)
7.  A) B) C) D)
8.  A) B) C) D)
9.  A) B) C) D)
10.A) B) C) D)
11.A) B) C) D)
12.A) B) C) D)
13.A) B) C) D)
14.A) B) C) D)
15.A) B) C) D)
16.A) B) C) D)
17.A) B) C) D)
18.A) B) C) D)
19.A) B) C) D)
20.A) B) C) D)

HAZIRLAYAN: Hamit BİÇER