İNTERAKTİF TESTLER

Şiirin kanatlarıyla, herkes tarafından duyulma ufkuna yükselen sözler, bütün hudutları aşarak her bucakta uçabilir; her milletle konuşabilir ve her gönüle bir zeytin dalı uzatabilirler.
(1. ve 2. sorular parçaya göre cevaplandırılacaktır.)

1. Parçada "bütün hudutlan aşmak" söz grubu ile asıl anlatılmak istenen nedir?
A) Engel tanımamak 
B)Tüm gönüllere girmek 
C)Her dilde anlaşılmak 
D)Çok kolay anlaşılmak

2. Yukarıdaki parçada vurgulanmak istenen asıl düşünce nedir?
A) Şiir sadece sözcüklerle oluşturulur.
B) Her millet şiiri aynı şekilde anlar. 
C)Tüm sınırlar şiirin büyülü dünyasıyla çizilir. 
D)Sözler şiir kalıbıyla her gönüle girebilir.

 

 

3. Köyde ona "Kör Mustafa"derlerdi.Bir gözü sola doğru biraz kaymıştı. Sağ tarafının beyazı ile göz kapağı arasına ciğer kırmızısı bir et parçası oturmuştu. Böyle mi doğmuştur? Yoksa çocukken bir şey mi batmıştır? Bu sakat göz öteki gözden daha parlaktır; daha siyah, daha canlı, zekidir. Kör Mustafa, bahçelerde çalışır, gündeliğe gider, sarnıç sıvar, dam aktarır, kuyu kazar...
Parçaya göre yazar anlatılan kişi için nasıl bir duygu içindedir?
A) Kötümserlik
B) İyimserlik
C) Hayranlık
D) Çalışkanlık

4. Bir şiir kitabını okurken, beni en çok ilgilendiren,
şairin ruhu ve kişiliğidir. Hayaller, tasvirler, hikâ
yeler arasında ben bunu ararım. Şairler bazen
uzun uzun çözümlemelerle kendilerinden söz
ederler; ama çoğu zaman, gerçek kimlikleri bu
çözümlemelerde değildir. Orada oldukları gibi
değil, olmak istedikleri gibi görünmeye çalışırlar.
Kendilerini en doğru anlatan belgeler, zaman za
man kalemlerinden farkında olmadan kaçıveren
kelimelerdir. Burada örtü yoktur; onların ruhlarıy-
la çıplak olarak karşılaşırsınız. Ama çoğunlukla da 
Parçada düşüncenin akışına göre son cümle aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?
A) Sanatçının ruhu güzel şeyler fısıldar insana.
B) Bu ruh yerine bir hiç bulursunuz.
C)Kendini arayan bir ruhla karşılaşırsınız. 
D)Sanatçının kendisini görmek mümkündür.

5. Küçük üslûp farklılıkları olmakla birlikte semti neresi olursa olsun, pazar esnafının ortak bir dili, aşağı yukarı birbirine benzeyen davranış biçimleri vardır. Şunu peşin peşin söyleyebiliriz: Pazar esnafı öyle sıradan, asık yüzlü, sessiz "satıcı" takımı değildir. İster zerzevatçı olsun, ister tuhafiyeci, çanak çömlekçi, oyuncakçı; pazarcıların tamamı neşeli, çığırtkan ve nükteci adamlardır. Ağızları laf yapar, kendi çaplarında iyi kötü bir şairdirler. Ortak bir dil geliştirmişlerdir aralarında.
Paragrafa göre "pazarcılar" için hangisi söylenemez?
A) Ortak bir dil kullandıkları
B) Son derece insancıl oldukları
C) İyi birer şair oldukları
D) Aynı davarnışı sergiledikleri

 

 

6. Ama yine de derim ki
Göğsünün altında yok sandığın
O küçük, o sıcacık şey çarptıkça
Sevgiyi besleyen ırmaklar derinden de olsa
akar
Ve yeniden doğar özlenen "Güzel Dünya",
Ben onu bekliyorum şimdi
O güzel sonu,
Umut güzel şeydir insanoğlu...
Şairin asıl anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Irmakların sevgileri beslediği
B) Güzel bir dünyaya mutlaka kavuşulacağı
C) Özlemlerin temelinde sevginin bulunduğu
D) Yüreğimizin sevgi için çarpması gerektiği

 

 

7. Dağlarca'nın şiirleri şekil, içerik ve tür bakımından devamlı değişim göstermiş, şiirin özünde de değişmeler olmuştur. Başka şairlerin etkisinde kalmadığı gibi kendini tekrarlamaktan da kaçınmıştır. Bazen vezinli kafiyeli yazmış, bazen şekli hiçe saymış bazen soyut bir ufka yelken açmıştır. Şiirlerinin çoğunda felsefî bir bakışa yaslandığı görülür.
Parçaya göre aşağıdakilerden hangisi Dağlarca'nın özelliklerinden biri değildir?
A) Şiirlerinde şekil ve içerik yönünden değişiklik yapmıştır.
B) Başka şairlerden etkilenmemiş, özgün kalmayı başarmıştır.
C) Şiirlerinde somut gerçekleri işlemiş faydalı olmaya çalışmıştır.
D) Şiirlerini ölçülü, kafiyeli yazdığı gibi ölçüsüz ve kafiyesiz de yazmıştır.

8. Zaman, gerçekleştirmeyi arzuladığınız her şey için en vazgeçilmez sermaye. Üretilemez, birikti-rilemez, durdurulamaz ve her gün tüketilen sınırlı bir sermaye.
Paragrafla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Zaman, biriktirilemeyen bir sermayedir.
B) Zaman, hiç bir şekilde durdurulamaz.
C) Her gün tüketilen bir şeydir zaman. 
D)Zaman, yarınları hazırlayan bir araçtır.

9. işten güçten, mesaiden vakit bulup pazara çıktığınız olur mu bilmem. Oluyor da pazar esnafının hal ve hareketine, bağırış çağırışına dikkat etmiyor, alel acele dolaşıp ihtiyacınızı gördüğünüz gibi çıkıyorsanız, pazar alışverişi sizin için adamakıllı bir yük olur. Yok öyle yapmıyor; aheste dolaşıp satıcıları gözlüyor, pazarlıklara kulak kesiliyor, esnafın kendi aralarında atışmalarına, şakalarına, mallarını satmak için yaptıkları binbir renkli muzipliğe; söyledikleri şarkılara kafiyeli sözlere dikkat ediyorsanız, pazar gezmesinin alışverişten öte bir keyif verdiğini de keşfetmiş olmalısınız.
Yukarıdaki parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Pazar alışverişleri insanları çok yorduğundan kısa süreli olmalıdır.
B) Pazara alışverişten öte, pazar esnafının muzipliklerini seyretmek için gidilmelidir.
C) Pazar alışverişini yaparken pazar esnafının hâl ve hareketlerine dikkat edilirse bu alışveriş keyifli hâle dönüşür.
D) Pazarda esnafın hâl ve hareketlerini izlemek, insana alışverişten öte bir zevk verir.

 

 

10. Küçük insanlar, insanları eleştirir, dedikodu ya
parlar. Orta insanlar, günlük olayları konuşurlar.
Büyük insanlar idealleri konuşurlar.
Yukarıdaki parçadan aşağıdaki cümlelerin
hangisi çıkarılamaz?
A) İdealler konuşularak büyük insan olunur.
B) insanları, eleştirenler küçük insandır
C) Konuştuklarımız kişiliğimizi ortaya koyar.
D) Konuşmak, insanı iyi bir yere getirmez.

11. "Bana sorarsanız; namludan çıkan her kurşunun
nereye varacağı üstünde yazılıdır."
Yukarıdaki düşünceye sahip bir kişi için aşağıdaki nitelendirmelerden hangisi en uygundur?
A) Kaderine razı olan, kaderci
B) İnatçı bir tutum içinde olan
C) Kendine güvenen
D) Akıllı düşünen, zeki

12. Yaş yirmiye dayandı.
Benlik ağırlığını hâlâ üstümde taşıyorum. Hayat açılarıyla yalnız boğuşuyorum. Bilmiyorum ne verdi, neler aldı bu yıllar, Vâdedilen saatte doğacak mı yarınlar, Yoksa ağlatacak mı mazideki anılar?
Dizelerinde hangi duygu ön plana çıkmıştır?
A) Acıma 
B) Endişe
C) Sevinç 
D) Öfke

13. Aşağıdaki cümlelerden hangisi, bir yazının
ilk cümlesi olmaya en uygundur?
A) Öyle olunca nazımla şiir aynı kişi oluyor.
B) Geçen gün Beyazıt'ta sahafları dolaştım. 
C)Bu hareketine bir türlü anlam veremedim. 
D)O hareketiyle karakterini yansıtmış oldu.

 

Palamut çok olursa kış erken gelir. Kavak, yaprağını tepeden dökerse kış çok olur. Karadut yaprağını açtı, yaz; döktü, kış. Dut yaprağını açtı, soyun; döktü, giyin.
(14. ve 15. sorular parçaya göre cevaplandırılacaktır.)

14. Yukarıdaki şiirde neden bahsedilmektedir?
A) Ağaçların durumunun mevsimlere yön verdiğinden.
B) Halk takviminde ağacın önemli bir yeri olduğundan.
C) İnsanların ağaçlara gereken önemi vermediğinden.
D) Ağaçların mevsimlere göre farklı sekilere girdiğinden.

15. Yukarıdaki şiire göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Palamutun çok olması kışın erken geleceğine işarettir.
B) Kavak yaprağını dökerse kış mevsimi çok olur.
C)Dut, yapraklarını açtığı zaman yazlık giysilergiyilebilir. 
D) Karadut yaprağını döktüğünde kış mevsimi başlar.

16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde betimleme yapılmamıştır?
A) Eşi ölünce, onun değerini iyi anladı.
B) Yüzü geniş yayla düzlükleri gibi rahat ve sakindi. 
C)Gözleri yaylaların bulutsuz göğü gibi aydınlıktı. 
D)Kırlaşmış saçları, kara bıyıkları vardı.

 

 

17. Mücadeleci, kararlı ve iradeli bir insan olmalıyız. Umutsuzluk, tabutumuza çakılacak son çivi olmalıdır. Her şeyin üstesinden gelineceğine olan inancımızı yitirmemeliyiz. imkânsızlığın estetiğine inanırken "umutsuzluk" kavramını hayatımızdan çıkarmalıyız.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada verilen öğütlerden biri olamaz?
A) Mücadeleci, kararlı ve iradeli olmak gerektiği.
B) Hiçbir zaman umutsuzluğa düşülmemesi gerektiği.
C)Herşeyin üstesinden gelinemeyeceği fikrinin kabul edilmesi gerektiği.
D) Umutsuzluk kavramını hayatımızdan çıkarmamız gerektiği.

 

18. İyimser ve mutlu olmalıyız. En küçük olaylardan ve durumlardan bile kendimize mutluluk adına bir pay çıkarabilmeyi bilmeliyiz..."
Bu parça aşağıdakilerden hangisiyle devam ettirilebilir?
A) Hayatı olduğu gibi benimsememeliyiz.
B) Mutluluğun da mutsuzluğun da insanın kendi elinde olduğunu unutmamalıyız.
C)Bizi üzen olaylara niçin üzüldüğümüzü düşünmeliyiz.
D) Kötü insanların da birgün mutlu olabileceği fikrini akıldan çıkarmamalıyız.

19. Bir milletin dili, o milletin kültürüne bekçilik yapacak kadar gelişkin ve güçlü değilse, o milletin başka kültürlerin işgaline uğraması ve zamanla da bütün özünü yitirmesi kaçınılmaz olur. Paragraftan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkanlamaz?
A) Dilin kültüre bekçilik yapacak kadar gelişkin olması gerekir.
B) Dilin özünü yitirmemesi için güçlü olması gerekir.
C) Özünü koruyan diller başka kültürlerin işgaline uğramaz.
D) Dilini geliştirmeyen bir millet başka kültürlerin işgaline uğrayabilir.

20. Nisan'da yaşamanın ince bir sanat olduğunu düşünüyorum. Nisan, ya diriltir; yaşama sevinci, gönül aydınlığıyla hayata bağlar insanı, yahut bütün bütün tembelliğe, boşvermişliğe iter."
Parçaya göre Nisan ayıyla ilgili hangisi şöjt lenemez?
A) Nisan'da yaşamak belli bir ustalık ister.
B) Nisan ayı insana yaşama sevinci verir.
C) Nisan ayı insanı tembelliğe itebilir.
D)Nisan ayı, ayların en güzelidir.


1.B 2. D 3. C 4. B 5. C 6. C 7. C 8. D 9. C 10. A 

11.C 12. B 13. B 14. B

 15. B 16. A 17. C 18. B 19. C 20. D 

 

1.  A) B) C) D)
2.  A) B) C) D)
3.  A) B) C) D)
4.  A) B) C) D)
5.  A) B) C) D)
6.  A) B) C) D)
7.  A) B) C) D)
8.  A) B) C) D)
9.  A) B) C) D)
10.A) B) C) D)
11.A) B) C) D)
12.A) B) C) D)
13.A) B) C) D)
14.A) B) C) D)
15.A) B) C) D)
16.A) B) C) D)
17.A) B) C) D)
18.A) B) C) D)
19.A) B) C) D)
20.A) B) C) D)

HAZIRLAYAN: Hamit BİÇER